|
ŞİİRLERİM:
GURBET ŞİİRLERİ
Gurbet Yazılı
Kalktım şafağınan yollara düştüm
Düştüğüm yollarda gurbet yazılı
Nere gittiğimi sorsan bilmiyom
Gittiğim yerlerde gurbet yazılı
Bitince fitilim söndü fenerim
Yakmak için diyar diyar giderim
Cebimdedir yazdığım not defderim
Sayfa sayfa bakın gurbet yazılı
Bülbülün feryadı her daım güle
Garibim halimden eller ne bile
Günlerim geçiyor ağlayıp güle
Her geçen gününde gurbet yazılı
Yüce dağlar girdi kardeş araya
Derman bulunmaz ki yaraya
Benzedim simdi sanki arıya
Konduğum çiçekler gurbet yazlı
O toz pembe hayal kuran başımda
Hamlıktan olgunluğa eren yaşımda
Gönlümde pisirdiğim aşk aşında
Tadında tuzunda gurbet yazılı
Yağan yamur karı esen yelinde
Taze açmiş goncasında gülünde
İyi olsada yüreğin de dilinde
Bana hitabında gurbet yazılı
Elimle ayağım oldu hep nasır
Unuttum gülmeyi bilmemki nasıl
Günlerim gecmiyor sanki bir asır
Gecmeyen günümde gurbet yazılı
Taşa toprağına kurban olurum
Geldıiğim gün gibi durur onurum
Ben değil olacak evlat torunum
Dilerim yazmasın gurbet yazılı
Ozan yıldız söyler alman elinden
Okur yazımda kendi dilimden
Yıllar geçti ayrı kaldım köyümden
İçimde hasreti gurbet yazılı
Ozan Yıldız
Gurbet Elde
Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Derman arar iken derde düş oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Hüma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Kağıda yazarlar ufak yazılar,
Anasız olur mu körpe kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu,
Ayrılık donları biçti giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Acı gurbet
Gurbetin kahrını bilenler bilir
Hasret bir başkadır, gurbet başkadır
Irkçı Avrupaya gelenler bilir
Nefret bir başkadır, gurbet başkadır
Hasretle eş dostla vedalaşarak
Ayrılırken dostça kucaklaşarak
Sevdiği her şeyden, uzaklaşarak
Hicret bir başkadır, gurbet başkadır
Bu gurbette başka hava esiyor
Bir gelen dönmekten umut kesiyor
Bunu duyan herkes hayret ediyor
Hayret bir başkadır gurbet başkadır
Ölümle gurbetin, farkı sorulur
Gurbetçi ölmeden diri gömülür
Yaşam için gayret eder yorulur
Gayret bir başkadır, gurbet başkadır
Mikdat bu sözlerin sineyi dağlar
Gurbetçi herkesten, en iyi ağlar
Kurtulurum diye bir umut bağlar
Esaret başkadır, gurbet başkadır
Gurbet Akşamları
Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.
Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.
Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları
Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları
Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.
Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.
Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.
Ozan Arif
Gurbet Elde Bas Yastiga Gelende
Gurbet elde bas yastiga gelende
Gayet yaman olur isi garibin
Gelen olmaz giden olmaz yanina
Siyah topragiyle tasi garibin
Yazik oldu su Garib'in haline
Doymak olmaz lezzetine tadina
Her geldikçe yarenleri yadina
Dinmez asla çesmi yasi garibin
Gurbet ele varip giden bilinmez
Aglayinca çesmi yasi silinmez
Garip nedir halin diye sorulmaz
Bulunmaz yareni esi garibin
Gülmez nere gitse garibin yüzü
Kirlidir yakasi yaslidir gözü
Açmaz bir yol kimseye gizli sözü
Muhabbettir hep sirdasi garibin
Gurbet elde ben Garib'e kim baksin
Anam yoktur gelsin gözyasi döksün
Sanem yoktur mezarima tas diksin
Bir çalidir mezar tasi garibin
Asik Garip
Gurbet Elde Yaman Oldu Halimiz
Gurbet elde yaman oldu halimiz
Silaya varmaya nice çaglar var
Ah ederim elim erismez yare
Aramizda yikilasi daglar var
Ne yaman eglenip kaldik burada
Dilerim Mevla'dan erem murada
Bana derler neyin kaldi silada
Demezler ki bir cigerim daglar var
Bir yigit düsünce kaldiran olmaz
Eyilik dururken kem demek olmaz
Bu kadar gurbette eglenmek olmaz
Ne diyeyim ayagimi baglar var
Bozulmaz mi alnindaki yazilar
Göz göz oldu yaralarim sizilar
Kerem'im der dinleyin hey gaziler
Derdin koyup benim için aglar var
Asik Kerem
Gurbet El
Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el
Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el
Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el
Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el
Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım aklandı yaşlanmış meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el
Gurbet Gurbet
Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim...
Her mevsim de başka renk, başka amber
Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....
Sılayı gönülde gizem yapmışız
Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim...
Hasret hırkasını melanet takmışız
Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...
Gözlerim ufukta şafağı bekler
Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim...
Nazlı yar sıla da yolumu gözler
Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...
Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
Gurbet gurbet ağrır başımız bizim...
Baba oldu, dede oldu kırardı
Gurbet gurbet gezer salımız bizim...
Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim...
Anamı, sılamı görürüm düşde
Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....
Aşık Çağlari
Gurbet Akşamı
Hasret kırbaç olur gözüm yaşlanır
Şu gurbet ellerde akşam olurken,
Efkardan el titrer bağrım taşlanır
Şu gurbet ellerde akşam olurken
Sımsıcak dost sesi beklersin her an
Lakin gözükmez hiç kapını vuran
Koca dünya olur sana bir viran
Şu gurbet ellerde akşam olurken
Garibansın sokaklarda yürüsen
Azaplar kol gezer evine dönsen,
Yer demir gök bakır çaresizsin sen,
Şu gurbet ellerde akşam olurken..
Baktığın her köşe sana yabancı
Ciçekler kokmuyor sanki yalancı,
Depreşir icinde yeni bir sancı
Şu gurbet ellerde akşam olurken..
Göz göz olur yaraların daldıkca
Serabı tanırsın yalnız kaldıkca
Kahr olursun can sesleri geldikce
Şu gurbet ellerde akşam olurken,,
İçini ayrılık kurdu kemirir
Hayalin karsına yurdu getirir
Ümidin, emelin tükenir bir bir
Şu gurbet ellerde akşam olurken
Ozan Tekin gerçek söyler her şeyi,
Hatırlarsan üzülürsün gülmeyi
Ayrılıktan yeğ tutarsın ölmeyi
Şu gurbet ellerde akşam olurken..
10-10-1981
Ozan Sentezi
|